Black Butterflies / Siyah Kelebekler

Koş kızım koş ; kumlarda,sahillerde, balık istifleri gibi insanların arasından kaçarak koş.



-Kime baba demeliyiz Ingrid ? Nasıl bir deniz de boğulmalıyız ? 

*Sorduğunda ona ne diyeceğini söyleyen birine değil Aylak, sormadan adı aklına gelene Baba de. Denize gelince, denizde boğulmak yoktur aslında, onun bir parçası olursun. Dünyanın 1/3 ini kaplayan bu gerçeklikten kendini alıkoymak olmaz. Sen akdenizi seversin Aylak, bense Jack'in beni kurtardığını sandığı ama aslında kendi kalbine saklamak için beni içinden çekip aldığı denize.



Sahne açılsın, hadi oku Ingrid.

"I repeat you
Without beginning or end,
I repeat your body.
The day has a thin shadow
and the night yellow crosses
the landscape without regard
and the people a row candles
while I repeat you
with my breasts
that reforms the hollows of your hands"


*Huzur nerede Aylak ?
- Huzuru bulmalı mıyız Ingrid,önce bunu sormalıyız kendimize.Hem bulabilir miyiz dersin ayakkabılarımız olmadan ? 
*Ben deniz kenarında koşarken unuttum huzuru Aylak, onu düşünmeyi yani. Bir gün elbet dönerim onu düşünmeye. Belki birlikte koşarız,ha, Aylak ?
-Ben denizi çocuğumu izler gibi izlerim Ingrid,bekle, Simone de gelsin.


-Benimde senin gibi odam vardı Ingrid,duvarları  şiir dolu, duvarları dos/t dolu ve tepesinde ezanlar okunan. Huzur müstakildi o zamanlar,aylık 225 TL hem de. Şimdi ise cebimde elli liram olsa unutuyorum her şeyi. Ne garip.
*Babama söyleyeyim sana çek yazsın Aylak ? Kabul etmez misin ?
-Satılık değil huzur, sanırım kazanmak gerekiyor Ingrid.


"Small grain of sand is my word, my breath
small grain of nought is my death"


*Jack gidiyor Aylak, ne yapmalı ?
-Tren garlarında kondüktör düdüğüdür selası ellerin Ingrid, aç avuçlarını semaya şimdi; elveda değil El Fatiha demeyi öğrenmelisin belki de.
video



-Çocuklar ne renktir Ingrid ?
*Anne rengidir Aylak ve annenin zencisi-beyazı yoktur.

 .
*Kitaplarımı yasaklamak istiyorlar, şiirlerimi yırtıyorlar Aylak....
-Kitapları yakarlar fikirleri yok etmek için kafası bir ağaç bile olamayanlar; ama fikirler yoktan "çok" olurlar vardan öte. Sürgünler beyindedir başka diyarlara değil ;raflara bakmamalı . Ve filizler Ingrid, filizler saç tellerini dala çevirir,insanlar saçlarını boyamasın.


-Şimdi nereye gideceğiz Ingrid ?
*Her şeyin başladığı yere Aylak, aşkın,sevginin ve ayak yalın kenarında koştuğum yere; denize. Demiştin, huzuru düşlemeye gideceğiz,yaşamak yeter. Ben bir hayalciyim Aylak, herkes böyle söyledi,babam,Jack,Eugene... Hadi sen Zelda'yı al , ben Simone'u...



* Ben çocuğumu öldürdüm Aylak, aklımdan çıkmıyor.
-Bir kadın kendi  öldürmez; o hep "can verir". Kelimenin ikili anlamı ile dünyanın var oluşu arasındaki bu trajik mizanseni iyi gör Ingrid. Sen can verdin senden alınmadan evvel.

- Canın üveyi olur mu Ingrid, baban neden hep karşı durur sana ?
*Baba yüreği şiir gibidir aslında Aylak, sevgisi,anlamı açık değildir. İmgelerle sever babalar. Ben belki de bu yüzden şiir yazdım, babamın sevdiği gibi sevdim dünyayı körlerin huzurunda.


-Vedalar yağmurlarla olmalı değil mi Aylak, ağladığımızı gören olmamalı, bir mektup gibi tutuşturmalı kelimeleri usulca kalanın eline sonra yine ayak yalın çıkmalı , öyle işte, aniden, hızlıca.
-Haklısın Ingrid, doğru olanı yaptın.Ve sen Jack,şimdi daha çok ağla kaybeden her erkek gibi daha çok ağla kadınından o yaşarken güldüklerine bedel gibi. Kadınlar Jack, kadınların gelişleri karanlığımıza karanlığımızın içinden olur , siyah kelebekler gibidir onlar ama giderken hep kırmızıdırlar; dikkat et. Ömürlerini kısa sanma, onunla yaşayacağın o bir gün senin son gününe denk gelir ve  hayatını boşa harcamamış olduğunu bilerek göçersin. Bil Jack, bil ; Ingrid aslında seni öldürdü rahminde, Ingrid'i uyutmayan senin dölündü "annesinin kucağında,ellerini yumruk yapmış havada" .


Not: Filmin Siyah Kelebekler olarak adlandırılması şairin dizelerine binaendir muhtemelen. Hayatına ve fikir dünyasına bakıldığında siyah kelebek hem yaşadığı gel-gitli zamanları simgeler hem de bir Afrikalı olarak Afrikalıların verdiği mücadele, yaşadıkları sıkıntıları özetler. Belki de Afrikalıların Ingrid'in yaşadığı o  topraklarda ömürleri bir günlüktür, belki bizim "çirkin ördek yavrusu" şeklinde ifade ettiğimiz farklı olma durumunu Ingrid daha kendisi gibi ifade etmiş , özellikle bir çocuğun ölümüne şahitliğinin ardından "siyah kelebekler" zihnini rahat bırakmamış ve Mandela'nında alıntı yaptığı şiiri yazdırmıştır. Afrika'nın Plath'ı olarak adlandırılan bir başka anlaşılmamış kadın şair ( burada "kadın" bir ayrım değil bir üstünlük ifade etmek maksadıyla kullanılmıştır) intiharının ardından Afrika'nın rengi oluvermiştir. (belki de).